Memur Öğretmenler Haber - Anasayfa
kurumlar arası nakil, kurumlar arası geçiş, kurumlar arası atama, memurluktan öğretmenliğe geçiş, MEBe geçiş, öğretmenliğe geçiş, naklen geçiş, nakil, atama, tayin, kpss, sözleşmeli öğretmenlik, kadrolu öğretmenlik, kadrolu memurluk, 399, 399 a tabi kurumlar, 399 a tabi memurlar, 657, 657 sayılı kanun, devlet emurları kanunu, devlet memuru, öğretmenlik ataması, memurluktan öğretmenliğe geçiş, memurluktan öğretmenliğe atanma, açıktan atama, açıktan öğretmenliğe atanma, öğretmenliğe dönüş,
20/Mayıs/2012 Pazar
Anasayfa | Soru - Cevap | Forum | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

SON DAKİKA HABERLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR

HABER ARA


Gelişmiş Arama

KAPİTALİST EVREN VE SERBEST PİYASA TANRISI

Okunma  Yazar : amakıhayal
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 68
Tarih  Tarih : 02 Şubat 2009 09:36

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

İnanç insanoğlunun fıtrati, doğuştan gelen bir duygusudur. Ne kadar etkilenmeye, bastırılmaya çalışılırsa çalışılsın belli bir zaman sonra ilk bulduğu fırsatta tekrar gün yüzüne çıkmaya çalışacak insanoğlu için bir zorundalık duygusudur. Nerden geldim, nereye gideceğim ya da ya da öz olarak var olmanın temelini teşkil edecek bir arayışın üzerine isnat edildiği bir olgu. Bu inanış yapayda olabilir doğal(ilahi) da. İşte kapitalizm de böyle bir arayışın semeresi olarak oluşturulmuştur. Her şeyin temeline metayı koyan maddeci anlayış ve aklın her şeyden bağımsız olarak tüm sorunları halledebileceğini savunan rasyonel anlayış batıda kiliseye bir tepki olarak doğarken sömürgeci emperyal düşünceyi de tetiklemiştir. Emperyalist bir sistem kurma düşüncesinin aşırı maliyet ve külfet getirmesi bu işleri daha pratik ve etkili yapma arayışını doğurmuştur. İşbu arayış sonradan kapitalizm olarak su yüzünü çıkacaktı...

            Temel felsefe olarak kapitalizm nerde neyle iştigal ediyorsan et, orada, o yaptığın işten bir kazanç sağla diyordu. Materyalizmle beslenen bu anlayış zamanla etiklikten iyice arıtılarak kazanç sağla da ne yaparsan yap felsefesine bürünmüştür. Yani ahlak boyutunu yitirerek zamanla organ ticareti, kadın ticareti, gen pazarı vb. kavramları mubah bir hale sokmuştur.

            Bu sistemini oluşturan mevcut potansiyeller erklerini daha da artırmak adına bir dizi yollar izlemişlerdir. Kısaca emek ve zaman harcamadan büyüyüp güçlenme ve tekeleştirme. Ahlaktan iyice arınan bu sistemde her şey alınıp–satılan bir meta haline dönüştürmeye çalışılmış ve bugün gelinen noktada oldukça yol kat edilmiştir. 

            Kapitalist evreni oluşturabilmek için onu yaratacak bir tanrıya ihtiyaç vardı. Bu tanrı öyle bir erk olmalıydı ki çok güçlü ve aşırı imtiyazlı olmalıydı. Bu tanrı serbest piyasa olarak tanımlandı. Zira bu tanrı kendini yaratanlara zaman ve mekân üstü bir erk sağlıyordu. Kazanç zarar dengesini şahıslara mekânlara ve zamana göre değiştiren bir erk. Evet, bu sisteme dâhil edilecek daha doğrusu sistemi insanlar arasında düzenleyecek bir dizi kavramlara ihtiyaç vardı. Bu argümanlardan işleyici düzene sokacak sadece birkaçı; tüketim, pozitif hukuk, psikoloji, borsa, krizler, iktisat, küreselleşme vb. dini birer vecize olarak hazırlanmıştır. Aslında sorun bu kavramlarla karşılanan olgulardan kaynaklanmıyordu, sorun bu kavram ve karşıladığı olguların belli amaçlara hizmet edecek şekilde şartlandırılmalarından kaynaklanıyordu.

            Tüketim denen olguyla insan daha da metalaştırarak tükenmek bilmeyen bir arzuya dönüştürülmeye çalışılmıştır. Zira determinizm prensipleri içerisinde, etki-tepki kanununa dönük olarak tüketim ve tüketime yönelik üretim faaliyetleri. İnsanlar psikolojik açıdan tamamıyla kuşatılarak ilahi ve manevi unsurlar ortada kaldırmak suretiyle hemen her şeyde (film, reklâm, akım-düşünce, yönetim, şarkı, şekil, kural vb.)insanlara tüketim, israf psikolojisi, görünen yüz ve şekillerin altında pompalanmıştır. Pozitif hukuk ise hukuk felsefe ve etiğinden zamanla ıralandığı için her zaman adalet kavramını karşılamamış ve bu düzeni savunanlarca adaletin doğasından uzaklaştırarak iğdiş edilmeye çalışılmıştır. Yani baskı ve etkiye açık bir hukuk. Zira güçlü olanın zayıfla eşit olmamasını sağlamak ancak böyle mümkündü. Borsa denen kavramda bu sistemin önemli emniyet sübaplarından biri olarak oluşturuldu. Suya sabunla dokunmadan sadece psikolojilere etki ederek çok ciddi kazançlar sağlayan bir sübap. Kazananların ve kaybedenlerin değişmediği bir sistem olarak. Krizlerse kanaatimce bu evrenin depremleri, zayıf halkaları seçip ayıran. Büyüklüğüne bağlı olarak yok eden artçılarla da bezenmiş olan depremler. Psikolojik manipüleler üzerine kurulan bu sistemin krizleri de doğal olarak psikolojik olacaktır. Sistemin kutsal kitabı ise iktisadın belli prensiplerine göre oluşturulmuştur. Yani birilerinin rantlarına göre düzenlenmiş iktisadi program eylemleri…

            Devletler nasıl ki güvenlik ihtiyacının bir zorundalığı olarak doğmuşsa kapitalist sistem de aynı ihtiyacın zorundalığı olarak can verecektir. İnsanların psikolojileri manipüle edilerek manevi değerlerin yitirilmesi, maddeye bağlanmış bir hayat, toplumların psikolojisine göre artan ve eksilen değerler zamanla bir güvenlik sorununu tetikleyecektir. Zira insanlar bir olay, bir söz vb. eylemlerle ceplerinde var olan paralarının eksilmesinden rahatsızlık duyarak bu sisteme karşı çıkmaya başlayacaklar. Yine yıllar yılı bastırıla gelen ve her durumda ihmal edile gelen maneviyat tatmini bir noktada sonra patlayarak kuvvetli bir şekilde su yüzüne çıkıp bu süreci hızlandırmada en önemli etken olacaktır…

 

 

 

Bu yazıda Prof. Dr. Ali Köse’nin  Laik Ama Kutsal adlı kitabındaki makalelerden de faydalanılmıştır.

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

 
 
 
 
 
amakıhayal amakıhayal
MUSTAFA KEMAL'İN ÖĞRETMENLERİNİN BİLDİRİSİ
mstf mstf
Meb'ten Pozitif Ayrımcılık
vezir55 vezir55
Muvafakatname Nedir,Ne İşe Yarar?
kizilova kizilova
Ağlamayana meme vermiyorlar ...
dedemkorkut dedemkorkut
Sayın Bakan'ımıza Bir Beyaz Dilekçe....

ANKET

Öğretmenliğe Geçmek İçin Kaç Yıldır Kurumlar Arası Nakil Bekliyorsunuz?






Tüm Anketler

Anasayfa | Soru - Cevap | Forum | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı
© 2009. Her hakkı saklıdır.