MUSTAFA KEMAL’İN ÖĞRETMENLERİNİN BİLDİRİSİ
Bu yazıyı kaleme alırken kafamda bir şairin şu cümleleri dönüyor ve kafam…
“Sevgili halkım gözünüzün önüne bakın. Çok büyük projeler hayata geçirilme arifesinde. Bana bakmayın ben başka ülkeye giderim. Yüreğimdeki vatan ve halk sevgisini içimi dağlayışına aldırmadan içime gömer giderim. Vatansızım derim, yurtsuzum ve milletsiz. Ve sayarım da hiç olmamış gibi. (Sayabilirsem tabi!) Ve ölürüm, içim kan ağlayarak ölürüm, bir veremli gibi, vatanını ve milletini seven bir savaşçının üşüyüşü gibi ölürüm, titreyerek. Ülkemin çocuklarının yarınları, umutları buz tutar şakağımdaki karla bir. Ve gözlerimden geçer bin birlerce ihanetin buğusu. Önce ayaklarımı ve ellerimi hissetmem, parmaklarımı. Ve sonra yavaş yavaş diğerlerini. İçim huzurlu olur belki ölürken ve bir sıcaklık kuşatır beni, ama acım hep içimde kalır. Bu kadar basit ölmemeliyim derim belki ama sadece ölürüm. Ve iyice anlarım ölürken asıl ölümsüz olanı… Ve şunlar geçer aklımdan son dem. Dünya bir oyun yeridir. Rabbinden geldin ve dönüşün ancak onadır.”
Bugün öğretmenleri laciverde boyayan her kim varsa, ülkesine zarar veriyor demektir arkadaşlar bilerek ya da bilmeyerek. İsteyen istediği kadar konuşsun dursun öğretmene bir şey olduğu da yok olacağı da. Lakin şunları gözden kaçırıyorsunuz: Dünyadaki yeni durum, YENİ politikalar (NEO…) ulusal yapılı devletlerin sindirilmesini amaçlıyor. Ülkelerine, vatanına, milletine değer vermeyen tarzlarda üretiliyor. Ülkelerdeki değerlere, değer üretmiş kişiler etek giydirmeye çalışıyorlar. Bunun da en iyi yolu eğitimi bitirmektir. Eğitimi bitirdiğin an gerisi kendiliğinden sökün eder. Öğretmenlere öğretmenlikten başka her işi yaptır, öğretmen- öğrenci, öğretmen- veli ilişkisini bakkal hesabına döndür, kısacası ÖĞRETMENCİLİK oynat.
Geçin bunları, bunları yemeyecek bu ülkede binler var. Bugün bu ülkede; öğrenciler
…
Hakkâri dağlarında bir Kürt çobanım,
Trabzon’da bir Laz balıkçı
Ve Antalya’da bir Türk garsonum… Diyerek şiirler yazıyorsa o birilerinin daha çok fırın ekmek yemesi gerekecek.
Bu ülke, bu halk sahipsiz değil. Her şeyden önce Mustafa Kemal'in emanetini, Hz. Muhammed (SAV) efendimin ümmetiyle şereflenmiş biri olarak, Yüce Rabbimin de yardımıyla koruyacağız. Yok, öyle üç kuruşa beş bakla. Bugün öğretmenler hakkında ileri geri konuşanlar, Kongo lideri Patrik Lumumba'yı kaynakları millileştirmek istediği, bu kaynakların sahibi halktır, bunları halka harcamalıyız dediği için kurşuna dizdiren zihniyete ve benzeri olaylara çanak tutuyordur, bilerek ya da bilmeyerek.
Fazla eleştirmeyeceğiz ve işimize bakacağız. Hepinizin inadına, rağmenlere rağmen kılıç gibi öğrenciler yetiştireceğiz, mızrak gibi. Vurdun mu taşı bölen... Düşünen, sorgulayan, eleştiren, duyarlı, sorumlu, çalışan, üreten, okuyan...