Cümle alem duydu bu kelimeyi "otomatik pilot". Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik görevinden ayrılırken söylemişti.Ne demişti tam olarak "İşler otomatik pilota bağlanmıştır, yeni Bakana yol haritası verilmiştir." Her şey objekttifti ve netti yani sayın Çeliğe göre.
Bu cümlenin anlamı üzerine biraz yoğunlaşalım. Ne anlama geliyordu bu sözler. MEB'te herşey güllük-gülistanlık olsa da söylense, hadi güzel diyelim. Ama her türü atamanın,yönetmeliğin,klavuzun,genelgenin yargıdan döndüğü bir zamanda haksızlığın,eşitsizliğin, torpilin kol gezdiği bir ortamda bu sözler hepimizin karamsarlığının devam etmesine sebep olmuştur.
Gerçekten otomatik pilotta mı MEB? Nimet Çubukçu otomatik pilottan çıkarabilecekmiydi MEB'i? Bunun zaman alacağı belli. Öyle hemen koltuğa oturur oturmaz birşeylerin değişeceğini düşünmüyoruz tabiki de. Ancak bu otomatik pilot getirdi bizi bu hallere.
Bakıyoruz kurumlararası atamalara her geçen gün azalan kontenjanlar, her geçen gün artan hizmet süreleri öğretmenlik hayaliyle tutuşan binlerce kişiyi adeta kahretmektedir. İstenilen basitti aslında herkesle aynı koşullar: SINAV hakkı. Azalan kontenjanlar karşısında atanmanın tek umudu sınav hakkıydı memur öğretmen adaylarının.Bu bile çok görüldü bizlere.
Korkmuyoruz aynı durumdaki öğretmen adaylarından çünkü zorların adamıydık bizler. En zor koşullarda okuduk, hem okuduk hem çalıştık, gündüz okuduk gece çalıştık.
Lütfen sayın Çubukçu tüm memur öğretmenler adına söylüyorum, MEB'i çıkarın artık otomatik pilottan.. Sizde çalmayın öğretmenlik süremizden. Şimdiye kadar çalanlar çaldı zaten....
Memur Öğretmenler Adına