|
|
Vezir55 - Makale 1 -
Zoru başarıp, hem çalışan hem
okumayı başaran ama öğretmen olması
engellellenen,tüm Eğitim Fakültesi
mezunu memurlar adına,
Öğretmen olma hakkımız engelleniyor.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasamızın
128.maddesinin 2.fıkrası der ki:
“Memurların ve diğer kamu
görevlilerinin nitelikleri,
atanmaları, görev ve yetkileri,
hakları ve yükümlülükleri, aylık ve
ödenekleri ve diğer özlük işleri
kanunla düzenlenir.” yine 70.maddesi
“Her Türk, kamu hizmetlerine girme
hakkına sahiptir. Hizmete alınmada,
görevin gerektirdiği niteliklerden
başka hiçbir ayırım gözetilemez.”
Milli Eğitim Bakanlığı hiçe
saymaktadır Anayasamızı. Öğretmen
okulunu bitirmemize rağmen
kurumlararası geçiş kontenjanının
çok az olması ve KPSS ile
atanmamızın engellenmektedir.)
657.Sayılı Devlet Memurları
Kanunu’nun 74.maddesinin
1.fıkrasında ise “Memurların bu
Kanuna tabi kurumlar arasında,
kurumların muvafakatı ile kazanılmış
hak dereceleri üzerinden veya 68
inci maddedeki esaslar çerçevesinde
derece yükselmesi suretiyle,
bulundukları sınıftan veya öğrenim
durumları itibariyle girebilecekleri
sınıftan, bir kadroya nakilleri
mümkündür.” hükmü yer almaktadır.
Millli Eğitim Bakanlığı hiçe
saymaktadır 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu’nu .
Bizim isteğimiz Milli Eğitim Temel
Kanunu’nun 43. maddesinde belirtilen
öğretmenliğin özel bir ihtisas
mesleği ve Danıştay’ında benzer
davalarda öğretmenliğin bir kariyer
mesleği olduğunu Milli Eğitim
Bakanlığı’nın kabul etmesi ve tüm
bunları görmezden gelerek bizleri,
bir ömür “memur oldunuz, memur
kalın” mantığıyla görmesinden
vazgeçmesidir. Zamanında
öğretmenliğin “ö”sünden anlamayan
çeşitli meslek gruplarının kısa
süreli bir eğitim sonucu öğretmen
olduğu zamanları da biliriz biz. Ama
bizler, öğretmen yapılmasak da,
öğretmen olmak isterken önümüze
setler örülse de 4 yıllık eğitim
fakültesi mezunuyuz. , Tüm bu
uygulamaların sona erdirilmesi ve
hakkımız olan öğretmenliğe geçmek
için elimizden geleni yapacağımızı,
tüm haklarımızı sonuna kadar
arayacağımızı Milli Eğitim Bakanlığı
anlamalıdır artık.
Bizim isteğimiz nedir?
1-Kurumlararası geçiş kontenjanın
artırılması veya kurumlarası geçiş
için bizlere bir kontenjan
verilmemesi ve tüm öğretmen adayları
gibi KPSS sınavına girerek
atanmamızın yapılması. Şimdilik
ertelenen Kamu Yönetimi Reform
Tasarısısında da yer “Memurun, ilk
defa atanacaklar için yapılan
merkezi sınav sonucuna göre başka
bir kurumdaki bir kadroya
atanmasında kurumun muvaffakatı
aranmaz.” düzenlemesinin bir an önce
işleme konulması. Bu cümleden hem
KPSS sonucuna göre kurumlararası
geçiş yapılabileceği hem de kurumun
muvaffakiyetin gerekmediği
anlaşılmaktadır. Hem bu şekilde bir
düzenlemenin yapılması planlaması
yapılırken hemde farklı şeyler
uygulamak akla ve mantığa ters
gelmektedir. Biz ayrıcalık falan
istemiyoruz sadece adilce bir
yaklaşım istiyoruz. Torpil
istemiyoruz. Eşit şartlar altında
sınav hakkı istiyoruz. En zor
koşullarda okumuşuz bu ünvanı elde
etmek için zaten, bazılarımız gece
okumuş gündüz çalışmış; bazılarımız
gündüz okumuş, gece çalışmış.
Zaten Danıştay memur olarak
çalışırken KPSS ‘ye giren ve atanan
ama Milli Eğitim Bakanlığının
atamayı iptal etmesi sonucu,
Danıştay’a , KPSS sonuç belgesi,
Hizmet Belgesi, Memur Olduğuna Dair
Belge ve dilekçe ile başvuran bazı
memurların atamalarının iptalini
reddedmiş ve aynı yerlere
atanmalarını sağlamıştır. Tüm
bunlara rağmen inatla Milli Eğitim
Bakanlığı yönetmeliklerinde ilgili
değişiklikleri yapmamaktadır.
2- Kurumlarası geçişlerde, memur
olarak hizmet süresi ve öğretmen
olarak hizmet süresi göz önüne
alınarak atama yapılmaktadır. Zira
bu uygulama çok yanlış bir uygulama
olup; 10 gün öğretmenlik hizmeti
olan bir kişi 20 yıl memurluk
hizmeti olan bir kişiden daha
öncelikli olmakta ve zaten öğretmen
olmak için yıllarını veren bir memur
için öğretmenlik hayal olmaktadır.
3-Kurumlararası atama kontenjanında
açıktan (yeniden) atama ile
kurumlararası ilk atama
kontenjanının oranın düzeltilmesi.
Açıktan atamaya, toplam %2 oranında
kurumlararası ve ilk atama
kontenjanınının 3 / 4 ‘ü verilip;
sadece 1 / 4 ‘ü kurumlarasına
ayrılmaktadır. Örneğin 200 kişilik
bir toplam kontenjanın 150’si
açıktana (kurumlararsı yeniden)
50’si kurumlarası geçişe
ayrılmakta.Bu 50 kişininde bölümler
bazında ayrıldığını düşünüldüğünde 2
veya 3 er kişilik bir kontenjan
uygulanması kurumlararası geçiş ile
öğretmen olmak isteyen tüm eğitim
fakültesi mezunu öğretmenlere bir
hakarettir. Bu şekilde yapılan bir
atama ile memur olan bir eğitim
fakültesi mezunu uzun yıllar boyu
beklemek zorunda kalacaktır. En
verimli dönemlerinde öğretmenlik
mesleğinden mahrum edilmektedir. Hem
memurun hem devletin yaptığı o kadar
emeğe, zamana, masrafa yazıktır.
Tüm eğitim fakültesi mezunu memurlar
adına yardımcı olmanız dileğiyle…
-----------------------------------------------------------------------------
|
|
 |