Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan inceleme ve soruşturma rehberi sadece teftiş yapanların değil haklarını ve ödevlerini bilmesi açısından her memurun sahip olması gereken bir klavuz...
İnceleme ve Soruşturma Rehberini İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN"Disiplin amirlerinin ve yetkili mercilerin, görevlerini yerine getirirken ve yetkilerini kullanırken, memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınan hakları göz önünde tutan, hakkaniyet ve eşitliği esas alan, keyfi olarak veya garaz veya kini dolayısıyla bir uygulama başlatmamış olan, kanunen belli süreler içinde ve belirlenen esaslar dahilinde disiplin ve ön inceleme iş ve işlemlerini yürüten, yürütülmesini sağlayan bir tutum ve davranış içinde bulunarak, hukuka uygunluk esasını gözetmeleri zorunludur.
Aynı zorunluluk disiplin kurulları için de geçerli bir durumdur.
Disiplin cezaları ve soruşturma izni verilmesi kararları, görevlilerin özlük haklarını, yönetim kademelerinde alacakları görevleri ve iş başarım (performans) durumlarını doğrudan ilgilendirdiğinden, aynı zamanda kamu hizmetlerinin düzenli, sağlıklı, verimli ve etkili yürütülmesinde önemli bir unsur olduğundan; uygulamaya yönelik iş ve işlemlerin gizlilik ilkesine uyularak özenle ve hassasiyetle yürütülmesinde ilgililerce gerekli önlemler alınmalıdır."
Her yıl 3-5 Avrupa ülkesinin toplam nüfusu kadar öğrenciyi okul ve öğretmenle buluşturan eğitim sistemimizin boyutu, kontrol ve değerlendirme öğesini öne çıkarmaktadır. Nitekim Anayasamızın 42 nci maddesindeki; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. ...”ifadesi, denetimin, yani Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulunun görevinin önem ve özelliği yanında sorumluluğunun büyüklüğünü de ortaya koymaktadır.
Teftişin tarihsel oluşumunu, İmparatorluk ve Cumhuriyet dönemi olmak üzere iki kademede ele almak mümkündür.
Teftiş kavramı, Rüştiye Mekteplerinin açılmasına bağlı olarak 1838 yılında çıkarılan bir layihada, “Bu okullarda öğretmenlerin mesleki yeteneklerini tespit etmek, öğretimi geliştirmek ve öğrencilerin daha iyi yetişmelerini sağlamak üzere görevlendirilecek memurlar tarafından teftiş edilmeleri ...” şeklinde yer almış, 1847 yılında yayımlanan bir yönetmelikle, “Mektepleri teftiş etmek, hocalara yol göstermek üzere muin adı verilen elemanlar ...” görevlendirilmiştir.
1862 yılında Rüşdiye ve Sibyan okullarını denetlemek üzere görevlendirilen memurlara ilk defa müfettiş denilmiştir.
1869 yılında çıkarılan Maarif-i Umumi Nizamnamesinde muhakkik ve müfettiş terimleri yer almış ancak bunlar Vilayet Maarif Meclislerinde görevlendirilmiştir.
1875 yılında hazırlanan bir nizamname ile rehberlik esası ön plana çıkarılmış, kurumlarda teftiş defteri bulundurulması, tespit, gözlem ve önerilerin buraya yazılarak saklanması öngörülmüştür.
1879 yılında kabul edilen Rumeli Şarkî Vilayetinin Tedrisi Hakkında Kanunda, Kaza Mektepleri Müfettişlerin görevleri adı altında sıralanan etkinlikler bugünkü yönetmelikle büyük bir örtüşme içindedir.
1911 yılında yürürlüğe giren Maarif-î Umumiye Nezareti Merkez Teşkilatı Hakkındaki Nizamname ile merkez hizmetleri idare ve teftiş olmak üzere ikiye ayrılmış, müfettişlerin orta ve yüksek okul öğretmenleri arasından seçilmesi esası getirilmiştir.
1912 yılında hazırlanan yeni bir tüzükte müfettiş-i umumilik ibaresi yer almakta olup, bunların, “...ülkede bulunan kız ve erkek okulları ile Bakanlığa bağlı diğer kuruluşların öğretim, yönetim işlerini ve onların her birine ait kanun, tüzük, yönetmelik ve karar hükümlerinin tamamıyla uygulanıp uygulanmadığını sürekli olarak teftiş ve bu husustaki izlenimlerini, edinecekleri bilgileri, düşünceleri ile birlikte Bakanlığa bildirmek, sonuçları alıncaya kadar kovuşturmak görevi ile yükümlü ...” oldukları ifade edilmektedir. Bu tüzüğe göre çıkarılan yönetmelik münhasıran, Millî Eğitim Bakanlığı genel teftişine yönelik ilk yönetmeliktir. 1914 yılında yapılan ek bir düzenleme ile de Ortaöğretim ve Bakanlığa bağlı diğer kurumların teftişinde gözetilecek esaslar belirlenmiştir.
Cumhuriyetle birlikte; 1923 yılında Maarif Müfettişleri Talimatnamesi yayımlanmış ve burada müfettişlik müessesesinin, kuruluş, görev ve yetkileri ile teftişin esasları açıklanmış, bir müdür ve (10) müfettişten oluşan Teftiş Heyeti ibaresi ilk defa kullanılmıştır.
3 Mart 1924 tarihli Tevhid-î Tedrisat Kanunu ile tüm okul ve medreselerin Maarif Vekaletine bağlanması üzerine konu yeniden gündeme getirilmiş ve 1925 yılında hazırlanan Maarif Müfettişlerinin Hukuk, Salahiyet ve Vazifelerine Dair Talimat ile Maarif Vekili adına tüm eğitim kuruluşlarını kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olarak denetlemek üzere görevli müfettiş-î umumilerin yanına muavinlerinin atanması hükme bağlanmıştır.
1926 yılında 789 sayılı Maarif Teşkilat Kanununun yürürlüğe girmesiyle, müfettişlerin hak, yetki ve görevlerine ilişkin bir yönetmelik hazırlanmış, burada Müfettiş-î Umumi yerine vekalet müfettişi unvanı kullanılmış, muavinlik kaldırılmıştır. Bu arada merkez ve mıntıka müfettişleri diye ikiye ayrılan vekâlet müfettişleri 1931 yılında tekrar birleştirilmişlerdir.
1933 yılında 2287 sayılı Kanun ile Millî Eğitim Bakanlığı örgütü genişleti1miş, bu Kanunun 10 uncu maddesinde Teftiş Kurulunun oluşturulması ve görevleri yeniden düzenlenmiştir.
Zaman içinde, Millî Eğitim Bakanlığının kuruluş kanununda çeşitli tarihlerde değişiklikler yapılmışsa da teftişin yapısı genel hatları ile korunmuştur.
Nihayet, 3797 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 4. ve 26. maddelerinde yer alan hükümler gereğince, Teftiş Kurulu, Millî Eğitim Bakanlığının merkez teşkilatı içinde “denetim birimi” olarak yerini almıştır. Kanunun 27. maddesinde de Teftiş Kurulu Başkanlığının görevleri ayrıntılı olarak belirtilmiş, bu görevler arasında da “Bakanlık teşkilatı ile Bakanlık kuruluşlarının her türlü faaliyet ve işlemleriyle ilgili olarak teftiş, inceleme ve soruşturma işlerini yürütmek” işlevi yüklenilmiştir.
Anayasasının 115. maddesindeki; “Bakanlar kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak üzere ve Danıştay’ın incelemesinden geçirilmek şartıyla tüzükler çıkarabilir.” hükmü doğrultusunda, 3797 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin son paragrafında; “Teftiş Kurulunun ve müfettişlerin görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usulleri tüzükle düzenlenir” denilerek Anayasanın yukarıdaki hükmü işletilmiş ve bu yasal prosedür bağlamında 1993 yılında Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü ve Yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur.
İnceleme-Soruşturma ve Ön İnceleme Rehberi
Bakanlık Başmüfettişleri Muzaffer Vural ER, Mustafa YAŞAR, Hasan SAKARYA, Yusuf Ziya ÖZCAN, Mustafa KUVVETLİ, Müfettiş Fevzi VURGUN ve Müfettiş Yardımcısı Talip KAYA tarafından hazırlanmıştır.
İnceleme ve Soruşturma Rehberini İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
http://www.memurlar.biz/haber/20090116/Memur-Inceleme-ve-Sorusturma-Rehberi.php