Kurumlararası Nakil bekleyen binlerce öğretmen adayı yeni Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'ya seslerini duyurmaya çalışmakta.
Sayın Bakanım
“Yeni nesli; Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri, sizler yetiştireceksiniz. Yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. Eserin değeri, sizin beceriniz ve fedakârlığınız derecesiyle uyumlu bulunacaktır.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Bizler ilköğretim birinci sınıftan üniversite son sınıfa kadar birçok zorlu aşamalardan geçerek hizmet öncesi eğitimini tamamlayıp asıl mesleği öğretmenliği yapamayan devlet memurlarıyız.
Lise eğitimimizin son aşamasında tek isteğimiz, çocukluğumuzdan beri öykünerek kendimize örnek aldığımız sevgi meşalesi öğretmenlerimizin yapmış olduğu bu yüce mesleği, bizlerin de yapmasını sağlayacak ilgili Üniversiteyi kazanmaktı. Bu ideal uğruna gecemizi gündüzümüze katarak Öğrenci Seçme sınavı gibi zor bir engeli aştık.
Nihayet üniversiteyi kazanmış eğitim öğretim hayatımıza başlamıştık. Hayatın türlü sıkıntılarına göğüs gerebilmek için ailevi, sosyo-ekonomik problemlerimizin çözümü için Devlet memurluğu sınavlarını da kazanarak hem öğrenciliği hem de memurluğu bir arada idare etmeye çalıştık. Bu süreçlerde bir çok arkadaşımız görevinden ayrılmış,okulunu bırakmış vb. sıkıntılarla zorlu süreçleri tamamlamışlardır.
Üniversite eğitimimizi tamamlayıp öğretmen olmak için “Kurumlar arası atama” başvuru hakkımızı kullanmak istediğimizde her birimiz bizlere ayrılan kontenjanın yetersizliği nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığına başvuru yaptığımız her atama döneminde hayal kırıklığına uğradık.
Aşağıya yazmış olduğumuz önerimizle ilgilenmenizi rica ediyoruz.
Müstakil “KURUMLAR ARASI NAKLEN ATAMA VE AÇIKTAN ATAMA DÖNEMİ” veya “BİR DEFAYA MAHSUS BAŞVURAN HERKESİN ALINMASINI” İstiyoruz.
Milli Eğitim Bakanlığı 2003 yılından itibaren;
- kurumlar arası ilk atama,
- kurumlar arası yeniden atama,
- açıktan ilk atama
- açıktan atama
Türlerinde ayrı ayrı atama yapmaktadır.
Bu tür atamalar Şubat ve Ağustos atama dönemlerinde ilk atama başvurularıyla beraber belli oranlarda yapılmaktadır.
Yılda iki kez yapılan bu atamalar ilk atama başvurusu yapan adaylar için ayrılan kontenjanların azalmasına en azından onlar tarafından böyle algılanmasına neden olmaktadır. Yapılması gereken mevcut yığılmanın da bitirilmesi için Sağlık bakanlığının da yaptığı gibi her yıl müstakil başvuru kabul edilmesidir.
(http://personel.saglik.gov.tr/arsiv_kurumlararasi.asp http://personel.saglik.gov.tr/arsiv_aciktanvenaklen.asp)
Milli Eğitim Bakanlığı da 2005 yılında 2005/57 nolu “Kurumlar Arası Naklen Atamalar” genelgesiyle böyle bir süreci başlatmış ve 11-22 Temmuz 2005 tarihlerinde başvuruları kabul ederek 20 alanda 2500 öğretmen ataması yapmıştır. (http://personel.meb.gov.tr/haber_arsivi.asp?HaberGrubu=1&dilim=66)
Milli Eğitim Bakanlığının yukarıda sıralanan atama türleri için yılda en az bir defa düzenli olarak atama yapmasını ve Öğretmenliğe sevdalı bizlere bu fırsat vermesini istirham ediyoruz.
Son 6 yıl içinde ki tablo:
2003 yılında: Kurumlar Arası Atama ile 818 kişi atandı. Açıktan Atama ile 1168 kişi atandı.
2004 yılında: Kurumlar Arası Atama yapılmadı. Açıktan Atama ile 175 kişi atandı.
2005 yılında: Kurumlar Arası Atama ile 2500 kişi atandı. Açıktan Atama ile 332 kişi atandı.
2006 yılında: Kurumlar Arası Atama ile 47 kişi atandı. Açıktan Atama ile 462 kişi atandı.
2007 yılında: Kurumlar Arası Atama ile 175 kişi atandı. Açıktan Atama ile 289 kişi atandı.
2008 yılında: Kurumlar Arası Atama ile 100 kişi atandı. Açıktan Atama ile 285 kişi atandı.
2009 yılında: Kurumlar Arası Atama ile 87 kişi atandı. Açıktan Atama ile 487 kişi atandı.
2003-2008 yılları arasında Kurumlar arası Atama(Kurumlar arası ilk atama-Kurumlar arası yeniden atama) ile toplam 3727 kişi atandı. Açıktan Atama(açıktan ilk atama-açıktan atama) ile ise 3198 kişi atandı.
2009 yılına gelindiğinde:
- Kurumlar Arası Atama için başvuran öğretmen adayı sayısı 1110, atanan ise 87 kişidir. Atanamayan 1023 kişi,
- Açıktan Atama için başvuran öğretmen adayı sayısı 1791, atanan ise 487 kişidir. Atanamayan 1304 kişi.
Kurumlar Arası Atama ve Açıktan Atama için bekleyen toplam öğretmen adayı sayısı 2327 kişidir.( http://personel.meb.gov.tr/sayfa_goster.asp?ID=207) Bu rakam kontenjan azlığından dolayı başvurmayanlarla beraber 3000 civarındadır.
Ülkemizin geleceğine yön veren Milli Eğitim Bakanlığına, Çalıkuşu misali; aşkla, heyecanla ve azimle katılmak isteyen bizlerin tek ricası yukarıdaki verilerde de görüldüğü gibi: 2003 yılında yapıldığı gibi başvuran herkesin alınması veya 2005 yılında olduğu gibi müstakil bir atama dönemi uygulamasıyla yığılmanın eritilmesidir. Bakanlık müstakil atama dönemi uygulamasıyla bir çok ithamdan kurtulacak bu yöndeki dilek,şikayet ve önerileri dikkate almış olacaktır.Sağlık bakanlığının yerinde uygulamasıyla kurumlar arasındaki olumlu örneklikte sağlanmış olacaktır.
Ad-Soyad: Hizmet Sürem Mezun Olduğum Branş Adresim
İmza
Aşağıda memurluk yapıp öğretmen olmak isteyen bazı arkadaşlarımızın -bizlere tercüman olan- samimi duygularını içeren birkaç alıntı yer almaktadır:
Öğretmen Adayı 1:
SayınBakanım
2,5 yıl hizmetli kadrosunda, paspas çekip bulaşık yıkayarak eğitimimi tamamlamaya çalışarak çok ağır şartlarda devletime hizmet ettim. Hiç esef duymadım bundan, gurur duydum.
Eğitimi fakültesinden mezun olmama 3 ay kala çalıştığım kurumumdaki amirlerim sorun telakki edip “Ya işine gel, ya okuluna git!” seçeneğini reva gördüler. Sessiz bir “Eyvallah” dedim, gıkım çıkmadı.
Mezun oldum, 6 ay işsiz kaldım gıkım çıkmadı.
Sayın Bakanım, bakanlığınız bünyesinde çıkarılan atama yönetmelik ve usullerine göre “Öğretmen olabilme şansımın on binde bir ihtimal olmasına rağmen” istifa ettim hizmetli kadrosundaki görevimden, gıkım çıkmadı. Hiç gıkım çıkmadı bütün bunlar olurken sayın bakanım zira benim, bana umut bağlayan sevdiklerimin bir hayali vardı: “öğretmen olabilmem.” Ömrümün 20-25 yılını bu uğurda sarf ettikten sonra maalesef bakanlığınız yönetmeliklerine göre hayatımın 20 yılına bir çizik çekmem gerekiyor. Hangi vicdan sahibi kalp buna razı olabilir ki? Bir “ideal” uğruna, yıllarca tırnaklarıyla kazıyarak hayatını kazanmak zorunda kalan bendenizin “hakkına” ulaşması için bir şeyler yapılması bu kadar zor mu?
İdealimden yine de vazgeçmedim Sayın Bakanım çünkü 3-4 aydır bakanlığınıza bağlı, evimden 40-45 kilometre uzaklıktaki köy okullarında ücretli/vekil öğretmenlik yapmaktayım, sırf idealime ulaşmak için. Bundan da şikâyetçi değilim ancak ücretli/vekil öğretmenlik görevimden aldığım maaş ile ancak gıda masraflarımı karşılamaya çalışmaktayım. Ne var ki bir üniversitedeki yüksek lisans eğitimime maddi sıkıntılarım sebebiyle devam edemiyorum çünkü bakanlığınız atama yönetmeliğine göre istifa etmiş bir memur olduğumdan Kpss’ den en yüksek puanı alsam bile öğretmenlik görevime atanma şansım yok.
Şuan bir gecekonduda oturmaktayım, her sabah 40 dakika yol yürüyor daha sonra 45 dakikada otobüs yolculuğu yapıp en nihayet vekâleten devam ettiğim okuluma ulaşıyorum. Her gün “acaba bugün asil bir öğretmen geldi mi” endişesi içinde iniyorum servisten. Bütün bunlara rağmen yine de şikâyet etmiyorum halimden ancak yüksek lisans eğitimimi devam ettiremiyorum çünkü söz konusu vekillik görevimden elde ettiğimiz gelir malumunuzdur.
Lütfen memurluktan istifa etmiş öğretmen adaylarının önündeki açıktan atama engelini kaldırınız veya kontenjan sınırını rahatlatınız yahut da bizlere de kpss sonucu ile atanma hakkı tanıyınız. Bitsin bu ızdırabımız.
Takdir edersiniz ki bir öğretmen, bir akademisyen hiç ama hiç kolay yetişmiyor ve yürürlükteki uygulamaya bir çare getirilmezse bir akademisyen hatta bir öğretmen mesleğine başlayamadan yok olacak. Belki de diğer yüzlerce kader arkadaşıyla birlikte...
Gereğini işbu Beyaz Dilekçem ile takdirlerinize arz ederim.
Öğretmen Adayı 2:
Öncelikle Milli Eğitim Bakanım Nimet Çubukçu Hanıma yeni görevinde başarılar diliyorum. Hocam ben Sosyal Hizmetler il müdürlüğü Konya da hizmetli kadrosunda görev yapmaktayım.aynı zamanda Selçuk üniversitesi ilköğretim matematik öğretmenliği bölümünden mezun oldum.Takdir edeceğiniz gibi hem matematik gibi bir bölümde okumak hem de çalışmak zorunda kalmak çok zorlu bir süreçti.Hocam biz aç gözlülük yaparak bu işe girmedik.Ailemin maddi durumu el vermediği için çalışmak zorundayım.bu sebeple hizmetli kadrosunda göreve başladım.İşimden yana hiçbir zaman utanç duymadım.Benim için ekmek parası için yapılan tüm işler kutsaldır.Hocam inanın bu işe girmeseydim okulu bırakmak zorunda kalacaktım.Benim için tek çareydi.Hocam milli eğitim bakanlığı ben ve benim durumumda olan tüm kardeşlerim için sadece Kurumlar arası kontenjanı veriyor.Hocam ben öğretmenlik aşkıyla yanan sayısız kardeşimden sadece birisiyim ve takdir edeceğiniz gibi sevdiğim hak ettiğim meslek olan öğretmenliği yapmak istiyorum.Matematik bölümünde oldukça başarılı bir öğrenciydim.Öğrencilere faydalı olacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum.Benim durumumda olan kardeşlere deniliyor ki siz zaten memursunuz işiniz var atanamayan öğrenciler atanacak deniliyor ve az sayıda kontenjan veriliyor.Hocam biz istiyoruz ki ya kadrolu için sınav hakkı verilsin yada kurumlar arası için toplu bir alım yapılsın yada kontenjan arttırılsın.Yapılan tüm haksızlar bitsin istiyoruz.Hak etmediğimiz bir şeyi istemiyoruz.Ben ve benim durumumda olan kardeşlere yardımcı olmanızı temenni ediyorum.Ayrıca biz zaten maaş alan insanlarız öğretmenliğe geçmemiz devlet için ayrı bir külfet doğurmayacak ama bizim gibi insanları eğitim camiasına dahil etmeniz eğitim açısından son derece yerinde bir davranıştır.Öğretmenlik aşkıyla yanan insanlara yardımcı olun sayın milli eğitim bakanım bizlere gereken hassasiyeti ve duyarlığı göstereceğinize inanıyorum, kurumlar arası için fazla bekleyen kardeşimiz yok.Bir kereye mahsus toplu alımla bizlerin yüzünü güldürebilirsiniz. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.yardımcı olacağınıza canı gönülden inanıyorum .
Vicdan Kocatürk.
Öğretmen Adayı 3:
İyi günler. Ben 4 yıllık üniversite eğitimimi bu Haziran ayında bitiriyorum. 12 Haziranda ise mezuniyet törenim var. Ama içimde buruk bir mutlulukla okulumdan mezun oluyorum. Bundan 2,5 yıl önce maddi durumu iyi olmayan aileme yük olmamak için lise mezunu olarak girdiğim kpss sınavı ile üniversite okurken şu an ki çalıştığım kurumda devlet memuru olarak işe başladım. Gündüz iş akşam okul bir hayli zor bir okul yaşamım oldu. Zorda olsa okulumu bitirdim. Okulumu bitirmeme rağmen nedense içimde heyecandan çok hüzün, kaygı ve endişe var. Acaba öğretmen olabilecek miyim diye kendi kendime soruyorum. Sebep ne diye soracak olursanız Milli Eğitim bakanlığının benim gibi çalışanlar için bir yönetmeliği. Memur olarak devletin başka kurumlarında çalışanlar sadece KURUMLAR ARASI ATAMA yolu ile öğretmen olabilmektedir. Bu durumda benim öğretmen olabilmem için asgari 10 yıl memur olarak çalışmam gerekiyor. Bu çalışma süresi diğer branşlarda ise 15 ila 20 yılı buluyor. 40 yaşından gün alan bir kişi öğretmen olamamaktadır. 25 yaşında mezun olan bir kişi burumda hayatı boyunca öğretmen olamayacaktır. Benim ve benim gibi mağdur durumdaki işi memurluk mesleği öğretmenlik olan pek çok kişi için sizlerden, içinde bulunduğumuz durumu bizleri anlamanızı yardımcı olmanızı istiyorum. Şuan senede 100 kişi olan KURUMLAR ARASI ATAMA kontenjanını artırmanız veya bizlere kadrolu öğretmen olabilmemiz için sınav hakkı vermek bizler için yeterli. Sayısı 2500 civarı olan MEMUR ÖĞRETMENLER adına.
Bekir KALENDER
Öğretmen Adayı 4:
Bendeniz eğitim fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümü mezunuyum.
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde ikamet eden 11 nüfuslu bir ailenin en büyük oğluyum. Ailemin maddi olanakları zayıf olduğu için üniversite eğitimimi kpss sınavı ile yerleştiğim bir kamu kurumunda(Kilis Emniyet müdürlüğü Teknisyen Yrdm.) hizmetli kadrosunda çalışarak,paspas çekip temizlik yaparak gece yarısına kadar Polisevinde garsonluk yaparak, alnımın teriyle kazandığım maaş ile tamamlayıp ailemin de geçimini sağladım.
Eğitimimi tamamladıktan sonra kurumlar arası geçişten öğretmenliğe geçeceğim umudunu taşıyordum. Veya kpss sınavına tekrar hazırlanıp puan üstünlüğü esasına göre atanmayı planlıyordum
Ancak Milli Eğitim Bakanlığımızın Yönetmeliklerindeki yanlış uygulamalar yüzünden
Milli Eğitim Bakanlığı benim kadrolu öğretmenliğe atanabilmem için kpss puanımı değil
memuriyetimde geçirdiğim hizmet sürem hesaplayarak kurumlar arası atamaya tabi tutmakta.
Bu da öğretmenlik mesleğine atanmama olanak tanımamakta; çünkü hem kurumlar arası atama kontenjanı az(atama döneminde ataması yapılan branşın kadro sayısının 1000 de 3’ü) hem de bana sıra gelmesi için uzun yıllar beklemem gerekiyor-tabi gelirse-.
Bütün başvurulara, açılan davalara rağmen Milli Eğitim Bakanlığımız söz konusu hatayı düzeltmemektedir.
Ben ve benzeri durumda olan arkadaşların isteği kurumlar arası geçiş kontenjanının artırılması ve bu mağduriyetin bir an önce son bulmasıdır. Konum itibarıyla devlet memuruyuz, devletin kadrolu çalışanıyız yani MEB ayrı bir kadro talebinde bulunmayacak maliye bakanlığından. Üstelik ek bir yük değiliz maliye bakanlığı için başka kurumlarda çok farklı işlerde çalışıp aynı maaşı alacağımıza kendi mesleğimizi,sevdiğimiz, istediğimiz mesleği icra etmek istiyoruz.
Mahmut KAÇİRA
Bunlar gibi 1000’lerce mağdur hikayesi vardır. Bir çok mağdurun sorunlarını dile getirdiği adresler:
Kurumlar Arası Atama bekleyenler
1- http://forum.memurlar.net/topic.aspx?id=66352
2- http://www.memurogretmenler.com/
Açıktan Atama Bekleyenler
1- http://forum.memurlar.net/topic.aspx?id=345773