Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanı Sn. Ömer Dinçer'e mektubumuzdur.
Sayın Bakanım,
Bizler halen kamunun çeşitli birimlerinde memur olarak çalışan Eğitim Fakültesi mezunlarıyız. Sayımızın 3000’ den fazla olduğunu tahmin etmekteyiz. Hepimizin amacı yıllarca eğitimini aldığımız mesleklerimizi icra edebilmek ve Milli Eğitim Bakanlığı emrinde Devlete daha faydalı olabilmektir. Arkadaşlarımız bu nitelikte, hatta master, doktora yapanları düşündüğümüzde MEB’in istediği standartların çok üstündeyken maalesef kamuda kadroları vhki, yardımcı hizmetler olduğundan çaycılık, kalorifercilik, aşçılık, şoförlük vb. görevler yapmaktadır. Amacımız bu görevleri hakir görmek değildir. Amacımız 250.000 hatta daha fazla öğretmen açığı olan Türk Eğitim Sisteminin bu açığını bir nebze de olsa kapatabilmek, Anayasamızın T.C. vatandaşlarına verdiği Sosyal Haklarımıza kavuşabilmek, 20 yıllık eğitim yatırımı yapılan beyinlerin hakkını verebilmek, bunların sonucunda da mutlu olabilmektedir. Arkadaşlarımız psikolojik bir çöküntü içinde gelecek kaygısıyla mutsuz ve umutsuz yaşamaktadır. Ayrıca kamuda düzenin sağlanması için de bizlerin M.E.B. de istihdamı gereklidir.
MEB’in atama dönemlerindeki kurumlararası nakile ilişkin mevzuatı nedeniyle bizlerin öğretmen olma hayalleri yok olma seviyesine gelmiştir. Mevzuata göre, bizler hizmet gününe göre sıra ile MEB’e geçebilmekteyiz. Ancak kontenjanların zaman içinde % 10 dan % 0,33 e düşürülmesi hatta bir atama döneminde kurumlararası geçişe hiç kontenjan verilmemesi büyük yığılmalara neden olmuştur. Bazı branşlarda öğretmen olabilmek için 20 yıldan fazla beklemeye gerek duyulmaktadır ki, 40 yaş başvuru sınırı olduğundan bu sıra kendisine gelemeyecek yani asla öğretmen olamayacak birçok arkadaşımız vardır.
2005 yılına kadar kamuda çalışan eğitim fakültesi mezunları rahatlıkla öğretmen olarak istihdam edilebilmekteyken, 2005 yılında sürekli değişen ve her değişimde bizler için daha kötüye giden bir hal almıştır.
Sayın Bakanım, 2005 yılından itibaren öğretmenliğe geçebilmek için sürekli atama dönemlerini sabırla bekledik ve sorunlarımızın giderilmesi için MEB’e 1000 lerce dilekçe yazdık, gerek sendikalar aracılığıyla gerek internetteki haber siteleri aracılığıyla sesimizi duyurmaya çalıştık, bizi en çok üzen şey ise aldığımız cevapların olumsuzluğu değil, bizlerin işi olduğu ve işsizlerin düşünülmesi gerektiğine dair cevaplar oldu. Açıkça kanatsizlikle ve şükretmemekle suçlandık. Vatan hainlerinin bile affedildiği ülkemizde bizlerin kamuda çalışma suçumuz affedilmedi. Bu sebeplerle bu isteğimizi MEB yerine Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığın’a iletiyoruz.
18/01/1985 tarihli ve 18639 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun’un;
2. Maddesinin
b bendine göre; çalışma hayatımızda bulunan mevcut sorunlarımızın çözülmesini,
d bendine göre; istihdam edilmemizi ve hayat standartımızın yükselmesi için gerekli
tedbirlerin sağlanmasını,
i bendine göre; sosyal adaletin ve sosyal refahımızın gerçekleşmesinin sağlanmasını,
m bendine göre; çalışma hayatımızın geliştirilmesini
saygılarımızla talep etmekteyiz.
Kurumlar Arası Nakil bekleyen binlerce MEB mağduru öğretmen adayı adına ..